Daha profesyonel bir site kurulumu için

30 Ağustos 2010 Pazartesi

TAVŞANLARIN KUYRUKLARI NEDEN UFACIKTIR?

, , 0




Tavşanların kuyruklarının ufak olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz demektir.Bir zamanlar tavşanlarında tilkiler gibi uzun,tüylü ve süslü kuyrukları varmış.Ama meraklı ve maceracı yapıları nedeniyle güzel kuyruklarını kaybetmişler.İşte bu masal bunu anlatıyor. Tavşan bir zamanlar denizin ortasındaki adaların birinde yaşarmış.Çepecevre denizle kaplı olan bu adanın uzaklarında anakara varmış.Tavşansa kendi küçük dünyası olan bu adasında aslında pek de mutlu değilmiş.Karaya çıkmak,oradaki hayatl atanışmak istermiş.Oraya nasıl varacağını ise bilemezmiş.Yüzme bilmiyormuş ve adadan ayrılabilmesini mümkün kılan başka bir yöntemde bilmiyordmuş. Adanın etrafında çok sayıda timsah yaşarmış.Bu timsahlarla konuşan tavşan bir oyun düşünmüş: "Sizce bu dünyada sizinkilerin mi yoksa bizimkilerinmi sayısı daha fazla demiş?" "Elbette timsahların sayısı fazladır!" "Ben ise tavşanların timsahlara göre çok daha fazla olduğunu düşünüyorum"demiş tavşan."İstersen bunu sayabiliriz.Sen bütün timsahlara habet ver.Buradan şu uzaktaki karaya doğru yan yana dizilsinler.Ben onları tek tek sayayım.Sonra geri dönüp tavşanların bilançosunu yapar ve karşılaştırırız." "Neden olmasın!"demiş timsah ve bütün timsahları tavşanın dediği gibi ada ile kara arasında yan yana sırayla dizmiş. Tavşan da timsahların üzerinde4,birinden diğerine atlayarak bir,iki,üç,beş,onbeş,elli,yüz diye sayarak karaya doğru ilerlemeye başlamış.Artık sontimsaha sıra gelmiş ki,tavşan geriye dönerek bağırmış: "Akılsız hayvanlar!Beyinsiz kertenkeleden ne farkınız var?Ben artık karaya vardım.Tavşanlarıda siz sayın zahmet olmazsa!" Ama timsahları kandırdığını sanan tavşan biraz erken sevinmiş.Çünkü bu sözleri duyan son timsah başını çevirdiği gibi,karaya doğru atlayan tavşanın kuyruğunu çenesiyle yakalamış. Tavşan bu defa kurtulmuş,kurtulmuş olmasına rağmen kuyruğunu yitirmiş.İşte o gün bugündür tavşanlar adadan kurtulmanın bedeli olarak ufak kuyruklarını taşırlar.

2 Kasım 2007 Cuma

TAVŞANLAR AĞAÇLARIN GÖVDELERİNİ NEDEN KEMİRİR?

0




-Japon Masalı- Bir varmış bir yokmuş, hayvanların başından geçenler dağdan taştan, ormanlardaki ağaçlardan daha çokmuş. İşte bugünlerden birinde, güzel bir sonbahar sabahı kaplumbağayla tavşan yolda karşılaşmış; "Yolun nereye böyle kaplumbağa kardeş" demiş tavşan. "Hava öyle güzel ki, şöyle bir dolaşmaya çıktım. Ama madem kısmetimizde bugün karşılaşmak varmış, bu güzel gün farklı olsun, eğlence düzenleyelim." Hemen bir tekne bulmuşlar ve pirinç unundan hamur yapmaya başlamışlar. Amaçları börek yapmakmış. Ama beraberce çalışırken, tavşanın aklı fikri kaplumbağayı kandırmakmış, sürekli onu nasıl kandırabileceğini düşünüyormuş.Çünkü o böreğin hepsini tek başına mideye indirmeyi planlıyormuş. Düşünmüş taşınmış ve sonunda kaplumbağaya şöyle demiş: "Kaplumbağa kardeş bence şöyle yapalım;bu tekneyi tepeden aşağıya yuvarlayalım, kim daha önce yakalarsa böreği o yesin." Kaplumbağa önce kesinlikle bu bahse girmek istememiş.Çünkü çok hızlı bir hayvan olan tavşanın , onu yarışta geçeceğinden eminmiş.Ama tavşan o kadar ısrar etmiş ki, sonunda kaplumbağa da olur demek zorunda kalmış. Bu arada da aklına bir kurnazlık gelmiş. Bir ara tavşan ona bakmazken, börek yapışmasın diye teknenin içine su serpmiş. Sonra tavşan tekneyi tepeye taşımış, aşağı doğru yuvarlamış ve arkasından nefes nefese koşmaya başlamış. Öylesine heyecanla koşuyorymuş ki, böreğin tekneden düşüp bir ağaca yapıştığını görmemiş bile. Kaplumbağa ise yavaş yavaş tepeden aşağı iniyormuş. Ağacın yanına gelince de böreği yemeye başlamış. Tavşan sonunda tekneyi yakaladığında bir de bakmış ki börek yok! Hemen tekrar tepeye doğru koşmaya başlamış. Ta uzaktan kaplumbağanın böreği afiyetle yemeye başladığını görmüş. Tavşan, girdikleri bahse göre böreği ilk yakalayanın yiyeceğini biliyormuş Yapacak bir şeyi yokmuş. Ama karnı da çok aç olduğundan yalvarmaya başlamış; "Canım kaplumbağa...Üst tarafını sen ye, ama alt tarafını bana bırak ne olursun..." "Alt tarafını üst tarafını bilmem, bu börek biraz çiğ ama yine de çok lezzetli olmuş" demiş kaplumbağa. Böylece hepsini yemiş, silimiş süpürmüş. Karnı da patlayacak gibi doymuş ve tavşana dönüp şöyle demiş: "Sevgili tavşan kardeş. Bu gerçekten de çok güzel bir ziyafet oldu. Çok teşekkür ederim, istersen seneye tekrar ederiz." Sonra da evine gitmiş. Tavşanın ise ağzının suyu akıyormuş. Çünkü karnı gerçekten çok açmış. Ağacın üzerinde biraz börek kırıntısı olduğunu görünce orayı kemirmeye başlamış. İşte, tavşanlar o gün bu gündür ağaçların kabuklarını kemirmeyi çok severler.
Masaloku.blogspot.com bir yazım paylaşım blogudur. Eğer siteki paylaşımlardan bir ya da birden fazlasının T.C. yasalarına aykırı olduğunu veya yayınlanmasında diğer yasal ya da etik engeller olduğunu düşünüyorsanız lütfen site yönetimi ile iletişime geçiniz



leventekce @ yandex.com


Masalların faydaları...

• Masallar, zor durumlarla başa çıkabilme, dinleme ve akıl yürütme becerilerini artırıyor.
• Dil gelişimine katkıda bulunuyor.
• Düşünce gücünün gelişmesini destekliyor.
• Çocuğun hayal dünyasını zenginleştiriyor.
• Dinleme ve akıl yürütme yetileri ile entelektüel birikimlerini geliştiriyor.