Daha profesyonel bir site kurulumu için

14 Ocak 2008 Pazartesi

Rapunzel Masalı

22






Rapunzel Masalı Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri seyrederken, kadının gözleri sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. O anda sanki büyülenmiş ve o marullardan başka şey düşünemez olmuş. “Ya bu marullardan yerim ya da ölürüm” demiş kendi kendine. Yemeden içmeden kesilmiş, zayıfladıkça zayıflamış. Sonunda kocası kadının bu durumundan öylesine endişelenmiş, öylesine endişelenmiş ki, tüm cesaretini toplayıp yandaki evin bahçe duvarına tırmanmış, bahçeye girmiş ve bir avuç marul yaprağı toplamış. Ancak, o bahçeye girmek büyük cesaret istiyormuş, çünkü orası güçlü bir cadıya aitmiş. Kadın kocasının getirdiği marulları afiyetle yemiş ama bir avuç yaprak ona yetmemiş. Kocası ertesi günün akşamı çaresiz tekrar bahçeye girmiş. Fakat bu sefer cadı pusuya yatmış, onu bekliyormuş. “Bahçeme girip benim marullarımı çalmaya nasıl cesaret edersin sen!” diye ciyaklamış cadı. “Bunun hesabını vereceksin!” Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları nasıl canının çektiğini, onlar yüzünden nasıl yemeden içmeden kesildiğini bir bir anlatmış. “O zaman,” demiş cadı sesini biraz daha alçaltarak, “alabilirsin, canı ne kadar çekiyorsa alabilirsin. Ama bir şartım var, bebeğiniz doğar doğmaz onu bana vereceksiniz.” Kadının kocası cadının korkusundan bu şartı hemen kabul etmiş. Birkaç haftasonra bebek doğmuş. Daha hemen o gün cadı gelip yeni doğan bebeği almış. Bebeğe Rapunzel adını vermiş. Çünkü annesinin ne yapıp edip yemek istediği bahçedeki marul türünün adı da Rapunzel’miş. Cadı küçük kıza çok iyi bakmış. Rapunzel oniki yaşına gelince, dünyalar güzeli bir çocuk olmuş. Cadı bir ormanın göbeğinde, yüksek bir kuleye yerleştirmiş onu. Bu kulenin hiç merdiveni yokmuş, sadece en tepesinde küçük bir penceresi varmış. Cadı onu ziyarete geldiğinde, aşağıdan “Rapunzel, Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını !” diye seslenirmiş. Rapunzel uzun örgülü saçlarını percereden uzatır, cadı da onun saçlarına tutuna tutuna yukarı tırmanırmış. Bu yıllarca böyle sürüp gitmiş. Bir gün bir kralın oğlu avlanmak için ormana girmiş. Daha çok uzaktayken güzel sesli birinin söylediği şarkıyı duymuş. Ormanda atını oradan oraya sürmüş ve kuleye varmış sonunda. Fakat sağa bakmış, sola bakmış, ne merdiven görmüş ne de yukarıya çıkılacak başka bir şey. Bu güzel sesin büyüsüne kapılan Prens, cadının kuleye nasıl çıktığını görüp öğrenene kadar hergün oraya uğrar olmuş. Ertesi gün hava kararırken, alçak bir sesle “Rapunzel, Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını !” diye seslenirmiş. Sonrada kızın saçlarına tutunup bir çırpıda yukarı tırmanmış. Rapunzelönce biraz korkmuş, çünkü o güne kadar cadıdan başkası gelmemiş ziyaretine. Fakat prens onu şarkı söylerken dinlediğini, sesine aşık olduğunu anlatınca korkusu yatışmış. Prens Rapunzel’e evlenme teklif etmiş, Rapunzel’de kabul etmiş, yüzü hafifce kızararak. Ama Rapunzel’in bu yüksek kuleden kaçmasına imkan yokmuş. Akıllı kızın parlak bir fikri varmış. Prens her gelişinde yanında bir ipek çilesi getirirse, Rapunzel’de bunları birbirine ekleyerek bir merdiven yapabilirmiş. Her şey yolunda gitmiş ve cadı olanları hiç farketmemiş. Fakat bir gün Rapunzel boş bulunup da. “Anne, Prens neden senden daha hızlı tırmanıyor saçlarıma?” diye sorunca herşey ortaya çıkmış. “Seni rezil kız! Beni nasıl da aldattın! Ben seni dünyanın kötülüklerinden korumaya çalışıyordum!” diye bağırmaya başlamış cadı öfkeyle. Rapunzel’i tuttuğu gibi saçlarını kesmiş ve sonrada onu çok uzaklara bir çöle göndermiş. O gece cadı kalede kalıp Prensi beklemiş. Prens, “Rapunzel, Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını !” diye seslenince. cadı Rapunzel’den kestiği saç örgüsünü uzatmış aşağıya. Prens başına neler geleceğini bilmeden yukarıya tırmanmış. Prens kederinden kendini pencereden atmış. Fakat yere düşünce ölmemiş, yalnız kulenin dibindeki dikenler gözlerine batmış. Yıllarca gözleri kör bir halde yitirdiği Rapunzel’e gözyaşları dökerek ormanda dolaşıp durmuş ve sadece bitki kökü ve yabani yemiş yiyerek yaşamış. Derken bir gün Rapunzel’in yaşadığı çöle varmış. Uzaklardan şarkı söyleyen tatlı bir ses gelmiş kulaklarına. “Rapunzel! Rapunzel!” diye seslenmiş. Rapunzel, prensini görünce sevinçten bir çığlık atmış ve Rapunzel’in iki damla mutluluk göz yaşı Prensin gözlerine akmış. Birden bir mucize olmuş, Prensin gözleri açılmış ve Prens görmeye başlamış. Birlikte mutlu bir şekilde Prensin ülkesine gitmişler. Orada halk onları sevinçle karşılamış. Mutlulukları ömür boyu hiç bozulmamış.
Stay Connected With Free Updates
Subscribe via Email
You Might Also Like
Yorum Gönder

22 comments

Adsız
23 Mayıs 2010 15:53

çok güzelmiş ayrıca da sitenizi çoook beğendim

Adsız
14 Şubat 2011 20:52

çok güzel bizim ögretmenimizde anlatmıştı çk beyendim

Adsız
24 Şubat 2011 15:57

çok güzel aradım aradım bulamadım ama sizde buldum teşekkürler

Mültehan Evran
10 Temmuz 2011 02:41

Bu masalı okuyabildiğim tek site olduğunuz için öncelikle teşekkür ederim ama masal çok komikmiş :)

Adsız
12 Ocak 2012 15:26

böyle bir olayda ancak masallarda yaşanır zatn :D

Adsız
20 Şubat 2012 19:53

Gerçektençok komik hahaha hihihi hohoho :) :D

Adsız
22 Ekim 2012 00:27

Benim saçlarım da altın sarısı

Adsız
22 Ekim 2012 00:28

Benim saçlarım da altın sarısı

Adsız
22 Ekim 2012 00:28

Benim saçlarım da altın sarısı

Adsız
17 Kasım 2012 18:04

bu masalın filmi çok çok güzel ben tam 7 kere izledim

Adsız
3 Mayıs 2013 18:59

çok güzel benim saçlarımda altın sarısı ydı önceden ve siyah benim arkadaşım muhmmed saçlarımı çokseviyor benide seviyorbana gül aldı ve öptü

Adsız
14 Aralık 2013 22:44

Güzelde uzun ya aslinda

rapuzel
15 Aralık 2013 17:16

benim saçlarımda uzun ve altın sarısı adımda rapuzel
ben bir İngiliz olduğum için adım rapuzel

Adsız
27 Ocak 2014 23:22

youtube'de bunun hem çizgi film lisi hemde hikaye anlatımlısı var aynı hikaya kül kedisi'de var...

Adsız
28 Şubat 2014 17:57

çokk güzel ama bana 16 sayfalık lazım ingiizce performansı için onu geri İngilizceye çevircem

Adsız
11 Nisan 2014 18:20

Ben ilk defa okudum ama cok guzelmis, cok begendim, cok hosuma gitti...

Adsız
6 Haziran 2014 14:38

çok güzel olmus.. elinize ağzınıza sağlık

24 Haziran 2014 00:11

Bence bu daha güzelll:
http://youtu.be/tdWS00Q9Krw

Adsız
2 Şubat 2015 17:12

Guzel

Adsız
5 Mart 2015 14:49

Eee şimdi ben masallardan sıkılırım.Ancak şöyle maslları severim bir şey anlatan dürüstlğk gibi.Ama bu masal öyle değil pek beğenmedim ama güzel olmuş.

Masal Kaşifi
5 Mart 2015 14:52

Eee şimdi ben masallardan sıkılırım.Ancak şöyle maslları severim bir şey anlatan dürüstlğk gibi.Ama bu masal öyle değil pek beğenmedim ama güzel olmuş.

Adsız
22 Aralık 2015 15:29

benimde saçlarım altın sarısı

Masaloku.blogspot.com bir yazım paylaşım blogudur. Eğer siteki paylaşımlardan bir ya da birden fazlasının T.C. yasalarına aykırı olduğunu veya yayınlanmasında diğer yasal ya da etik engeller olduğunu düşünüyorsanız lütfen site yönetimi ile iletişime geçiniz



leventekce @ yandex.com


Masalların faydaları...

Masallar, zor durumlarla başa çıkabilme, dinleme ve akıl yürütme becerilerini artırıyor.
Dil gelişimine katkıda bulunuyor.
Düşünce gücünün gelişmesini destekliyor.
Çocuğun hayal dünyasını zenginleştiriyor.
Dinleme ve akıl yürütme yetileri ile entelektüel birikimlerini geliştiriyor.